23 Eylül 2017 | 10:16
Buradasınız:  / Genel / TEBLİĞLER / Sosyal Yardımların Entegrasyonu İçin Ulusal Veri Tabanı Modeli

Sosyal Yardımların Entegrasyonu İçin Ulusal Veri Tabanı Modeli

Piyale ÇİTİL
Funda AKYOL
Hanımlar Eğitim ve Kültür Vakfı (HEKVA)
Gökkuşağı İstanbul Kadın Kuruluşları Platformu (GİKAP)
Abstract:
As an economic and social problem, poverty can be defined in several different ways, however, as the most general definition, it can be described as the condition in which individuals and families can not afford the basic needs of life. According to the statistics by TUIK, in 2005, 14.681000 people can not afford food and other basic needs.
While the struggle against poverty is defined as the duty of the state, non-governmental organizations (NGOs) carry out very important activities in the field. Being charity oriented and with the starting point of benevolence, these organizations have contributed a great deal of raising social consciousness and empathy for charity work. However, it is not possible to mention about any coordination among NGOs and governmental organizations serving for the same purpose. In order to have effective fight against poverty, it is necessary to develop a strategic approach leading to integration and coordination among the organizations and institutions. In this context, ‘A National Data Base Study’ under public control and responsibility will be an important step to cover this need. This data base will contribute to effective planning in the field of social service activities, preventing double or repeated charity aids, building and accountable and sustainable, result oriented work basis and sharing knowledge, experience and information.
Keywords:

Struggle with poverty, coordination among NGOs and public or governmental organizations, data base, planning

Giriş:
Ekonomik ve sosyal bir sorun olan yoksulluk, farklı şekillerde tanımlanmakla birlikte, en genel anlamıyla, “birey ve ailelerin gelirlerinin, temel ihtiyaçlarını karşılayamama durumu” şeklinde özetlenebilir.
Yoksulluk; tanımları, boyutları ve çözüm yollarıyla son yıllarda toplumların gündemindeki önemli konulardan biri haline gelmiştir. 1980’lerde başlayan ekonomik gelişmelerin yanı sıra, sosyal, siyasal ve kültürel değişimler, yoksulluk kavramını kalkınma ve gelişme tartışmalarında ön plana çıkarmıştır. Bu çerçevede, yoksulluğun özellikle Dünya Bankası tarafından hazırlanan 1990 yılı Dünya Kalkınma Raporu’nda ana tema olarak işlenmesi, yoksulluk çalışmalarını ve araştırmalarını hızlandırmıştır. Bu gelişmeler sonucu yoksulluğun ekonomik bir olgu olmanın ötesinde, sosyal, politik ve kültürel sorunları da içeren çok boyutlu bir sorun haline dönüşmesiyle, uluslararası kuruluşların da konuya olan ilgileri artmıştır.
TÜİK verilerine göre 2005 yılında, Türkiye’de gıda ve gıda dışı alanlarda yoksulluk çeken kişi sayısı, 14.681.000’i bulmaktadır. Bu bağlamda; yoksulluk, nüfusumuzun yaklaşık beşte birini doğrudan ilgilendirmekte ve ülkemizin en önemli problemlerinden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sosyal mirasımız incelendiğinde, toplumsal hizmetlerin üretimi ve yaygınlaştırılmasında yoksul ve muhtaç durumdakiler için kurulmuş vakıf, sandık ve benzeri örgütlenmelerin kayda değer bir rolü olduğu görülecektir. Günümüzde de, dernek, vakıf vb. sivil girişimler, yoksullukla mücadele konusunda önemli çalışmalar yapmaktadır. Sivil örgütlenmelerin önündeki engellerin kaldırılması ve medyanın kırsal bölgeler ile varoşlarda yaşanan yoksulluğu görünür kılması, bu alandaki hareketliliği artırmıştır. Açlık, engellilik, hastalık veya yaşlılıkla birlikte yoksulluğun getirdiği sefaleti yaşamak zorunda olanların görüntüsü, toplumsal vicdanımızı kanatmakta, bununla birlikte toplumsal sorumlulukların fark edilmesini sağlamaktadır.
Sosyal boyutlu STK’lar, kamu kuruluşlarının eksik bıraktığı veya ulaşamadığı yerlerde tamamlayıcı bir fonksiyon icra etmekte ve toplumda var olan sosyal dayanışma ve yardımlaşma duygusunu örgütlü bir şekilde canlı tutmaktadırlar.
Türkiye’de yoksul ailelere dönük sosyal politikalar, ağırlıklı olarak maddi destek olmakla birlikte yoksulluğu bütünüyle ortadan kaldırıcı bir niteliğe sahip değildir. Bununla beraber sosyal yardımlaşma hizmetlerinin makro bir plan çerçevesinde, kurumlar arası işbirliği sağlamak amacıyla “Ulusal Veri Tabanı”nda kayıt edilip, paylaşıma sunulması yoksullukla savaşımda önemli bir avantaj sağlayacaktır.
Refah toplumuna ulaşmak, insani yaşama koşullarını kalıcı olarak yaygınlaştırmak ancak makro ekonomik ve sosyal politikalarla sağlanabilir. Bu tebliğ, bu makro politikaları destekleyeceğine inandığımız, yoksulluğun çözümüne önemli katkılar sağlayacak, “Ulusal Veri Tabanı” modeli hakkında bilgi içermektedir. Bu öneri, 1988 yılından beri yoksulluk alanında çalışmalar yürüten Hanımlar Eğitim ve Kültür Vakfı (HEKVA) ile halen 52 kadın sivil toplum kuruluşunun katılımıyla faaliyetlerini yürüten Gökkuşağı İstanbul Kadın Kuruluşları Platformu (GİKAP)’nun ortak çalışması sonucunda oluşturulmuştur.
Ulusal Kayıt Sistemi Nedir?

Ulusal Kayıt Sistemi, yoksullukla mücadele alanında yürütülen faaliyetlerin oluşturulacak veri tabanı aracılığıyla kayıt altına alınmasıdır.
Neden Ulusal Kayıt Sistemi?
Türkiye Cumhuriyeti anayasasının beşinci maddesinde, devletin temel amaç ve görevleri şu şekilde belirlenmiştir:
“Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
Yoksulluğa; sosyal engeller oluşturması, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesinin önünde mani teşkil etmesi açısından bakıldığında, en önemli hukuki metnimiz olan anayasamızda, bu alanda mücadele görevinin devlete verildiği görülmektedir.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi yoksulluğun giderilmesi, sebeplerine yönelik yapısal önlemleri içeren uzun vadeli ekonomik ve sosyal politikalarla mümkün olabilir. Bu noktada en önemli sorumluluk hiç kuşkusuz devlete aittir. Bununla birlikte, devletin başarıya ulaşması ancak ve ancak bu alanda önemli bir potansiyele sahip yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör işbirliği ile gerçekleşebilir.
Sosyal alanda yapılan yardım çalışmalarını; ayni/maddi destek ve hizmet sunumu olmak üzere iki şekilde inceleyebiliriz. Ayni/maddi destek; gıda, yakacak, giyecek yardımı, kredi/nakit desteği ve benzerlerini içerirken; hizmet sunumu; sağlık/eğitim/danışmanlık hizmetleri, ücretsiz sosyal aktivitelerden faydalandırma, mesleki eğitim ve benzerleri şeklinde örneklendirilebilir. Bahsi geçen bu alanlarda, merkezi/yerel yönetimler ve STK’lar hizmet üretmektedir. Ancak aynı amaca hizmet eden bu kurumlar arasında bir koordinasyondan söz etmek mümkün değildir. Koordinasyonsuzluğun yol açtığı sorunları şöyle özetleyebiliriz:
Yeterli veri olmadığından, kurum ve kuruluşlar stratejik plan yapamamakta, ihtiyaç duyulan hizmet çeşitliliğini sunamamaktadırlar. Dolayısıyla yoksullukla etkin bir mücadele yürütülememektedir.
Yardım kuruluşlarına ulaşma kabiliyetine sahip olanlar, birden çok kuruluştan kolaylıkla yardım alabilmekte, mükerrer yardımlar söz konusu olmaktadır. Bununla birlikte bilgilere ve sunulan hizmetlere bütüncül bir yaklaşımla bakılamadığı için, büyük bir kesim de gerçek ihtiyaç sahibi olduğu halde sosyal hizmetlere ulaşamamaktadır.
Yoksulluk alanında yapılan çalışmalar ve sonuçları makro düzeyde ölçülememektedir.
Uzmanlaşmış kurumların işbirliğiyle kişi veya ailelere yönelik, ayakta durabilecekleri, insani koşullarda yaşamalarını sağlayacak gelir düzeyine ulaşmalarını temin edecek bütüncül yaklaşımlı bir sosyal hizmet politikası geliştirilememektedir.
Kurumlararası sağlıklı veri akışının bulunmaması nedeniyle; yardım taleplerinin değerlendirilmesi, yardımın ulaştırılması, vb. aşamalarda zaman, işgücü vb. kaynak israfı olmaktadır.
Sistemin Yapılandırılması ve Kullanımı
Çağımızda bilgisayar ve internet teknolojisi bilginin yönetim ve paylaşımını son derece kolaylaştırmıştır. Ülkemizde de e-devlet projesi çerçevesinde bu alanda önemli adımlar atılmıştır. Bu bağlamda, yoksullukla ilgili kayıt sisteminin temelini bir bilgisayar programı oluşturacaktır. Bu programın kurulumu, yaygınlaştırılması, kurumlar arası koordinasyon ve elektronik ortamlarda güvenli bilgi paylaşımının sağlanması, düzenli olarak sistemin yedeklenmesi kamu erkinin sorumluluğunda yürütülmelidir. Ayrıca yardım yapan kurum ve kuruluşların sisteme dâhil olması yine devlet tarafından sağlanmalıdır. Bu noktada, öncelikle sosyal hizmet üreten kamu kurumlarının sisteme entegrasyonunun sağlanması, çalışmanın yürütülmesinin ilk adımı olacak, arkasından yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarının da dâhil olmasıyla ulusal kayıt sistemine ulaşılmış olacaktır.
Programın hazırlanması aşamasında yürütücü olan kamu kurumunun önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Programın teknolojik ve insan kaynağı anlamında eksiklikleri olan kurum ve kuruluşların da kullanabileceği basit, anlaşılır bir şekilde tasarlanması gerekmektedir.
Sosyal yardım alanında hizmet verenlerin, hizmet alanlarla ilgili bilgilere ulaşacağı gönüllü katılım esasına dayalı bir platform özelliği taşıyan program, yardım yapan kuruluşların özel şifreleriyle bağlanarak iki ayrı işlem yapmaları esasına göre kurgulanacaktır:
Yaptığı yardımları, yardımı alan kişilerin kimlik numaraları ile sisteme işlemek;
Yardım faaliyetlerini planlama ve yürütme aşamasında yardım alacak kişi veya ailenin farklı kurum veya kuruluşlardan aldığı desteğin net bilgisine ulaşmak.
Veri Tabanının Güvenliğinin Sağlanması
Elektronik paylaşım ağıyla alakalı olan çalışmalarda sıklıkla karşılaşıldığı gibi bu projede de kuşkusuz en önemli kısıt, bilgilerin güvenliğinin sağlanması olarak karşımıza çıkacaktır. Veri tabanının kayıt edileceği bilgisayar programının hazırlanma aşamasında bütün risklerin tahlil edilerek gerekli önlemlerin alınacağı inancındayız. Bununla beraber güvenlik konusunun genel çerçevesinin aşağıdaki prensipler etrafında şekillenmesi gerektiğini düşünüyoruz:
Veri tabanı çalışması profesyonel bir ekip tarafından, sosyal hizmetler alanında kurulacak bir genel müdürlük, SHÇEK veya farklı bir kamu kurumu sorumluluğunda yürütülmelidir.
Sisteme akredite olacak kuruluşların nitel ve niceliksel özellikleri önceden deklere edilmelidir. Resmi tüzel kimliğe sahip olmak akreditasyon ön koşulu olarak belirlenmelidir.
Veri tabanının sorgulama ayağının kuruluşlarca kullanımı soru formları üzerinden yürütülmelidir. Bu kapsamda, kurum ve kuruluşlar herhangi bir kişi/aile hakkında bilgi almak istediğinde; program dâhilinde hazırlanmış sorgulama formlarını kullanmalıdır. Böylece vatandaşların özel bilgilerinin devlet güvencesi altında olması sağlanmalıdır.
Yoksullukla Mücadele Alanına Katkıları

Ölçülebilir, sürdürülebilir, sonuç odaklı çalışma zemini oluşturacak, etkin kaynak kullanımı ve bilgi, tecrübe, birikim paylaşma imkanı sağlayacaktır.
Yoksulluğa ilişkin sayısal veri ve gözlemleri elde etmek mümkün olabilecektir. Verilerin değerlendirilmesiyle yoksullukla mücadele alanında yapılan çalışmalara kaynak teşkil edecek rasyonel çıktılara ulaşılacaktır.
Toplumun farklı kesimlerinin sorumluluk almasıyla yoksulluk sorununun ulusal düzeyde sahiplenilmesi mümkün olacaktır.
Ülkenin her bölgesinde halka ulaşım konusunda hız avantajı sağlayacaktır. Kayıt sistemi, özellikle yoksulluktan en fazla etkilenen engelli, kadın, çocuk, yaşlı vb. kesimlerin belirlenmesinde kolaylık sağlayacaktır.
Kısa, orta ve uzun vadeli politikaların oluşturulma ve uygulama sürecinde halkın beklentileri kolaylıkla tespit edilecektir.
Yoksullar açısından değerlendirildiğinde gereksinimle hizmet örtüşmesi sağlanacak; daha geniş kitlelerin sağlık, eğitim gibi temel hakları, kültür, sanat, spor gibi sosyal ihtiyaçları karşılanacaktır.
Sistem sayesinde merkezi-yerel yönetimler ile STK’ların ortak politika oluşturma ve uygulama kapasitesi artırılacaktır. Sosyal hizmet alanında çalışan kurum ve kuruluşlar arasında ortak dil oluşmasına katkı sağlayacaktır.
Ülke genelinde yoksulluğun yoğun olduğu kesimler kolaylıkla belirlenecek bu kesimlere yönelik yardım programları uygulamaya konulacaktır. İvedilikle çözülmesi gereken yardım taleplerinin daha çabuk karşılanması, karşılanamıyorsa yönlendirilmesi mümkün olacaktır.
Sosyal yardım veri tabanı bilgi işlem altyapısında tam otomasyona geçilerek, hak kaybını ve mükerrer yararlanmayı, suistimalleri önleyen etkili, erişilebilir ve sürdürülebilir hizmet sunan bir yapı oluşturacaktır.
Stratejik planlar ve politikalar için veri tabanı çerçevesinde ölçme, izleme ve değerlendirme süreçleri geliştirilebilecektir.
Yoksullukla mücadele alanında yapılan başarılı çalışmaları modelleme imkanı oluşturacaktır.
Sivil toplum kuruluşlarının profesyonel hizmet üretimi için destek sağlayacaktır.
Rasyonel çıktılar, yoksul ailelerin yoksullukla mücadele alanında gösterdiği çabanın yorumlanması noktasında dayanak olacak, hizmetlerin başarıya ulaşmasının önündeki engeller saptanabilecektir.
Sonuç
Bugün yaşadığımız şiddet, uyuşturucu, fuhuş, terör, hırsızlık, anne-çocuk ölümleri ve birçok toplumsal problem, yoksulluk sosyo-kültürel zemininde yaşam bulmaktadır. Bütün bunların önüne geçmek, yoksulluk sorunun çözümüyle doğrudan ilgilidir. Bu mücadelede olumlu sonuç, etkin kaynak kullanımı, sosyal tarafların çözüm sürecine katkı ve katılımı ile mümkün olacaktır. Bu açıdan son söz olarak diyoruz ki, yoksulluğun ortadan kaldırılması için Ulusal Veri Tabanı gibi işbirliği temeline dayalı projelerin geliştirilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir.

Kaynaklar

Seyyar, Ali (Temmuz, Eylül 2005) , Yoksullukla Mücadele Konusunda Ortak Bir Dil ve Tanım Birliği Oluşturulması, Sivil Toplum, 03/11, 139-143
T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı, IV. Aile Şurası Aile ve Yoksulluk Bildirileri, Ankara, T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, 2004
T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı, IV. Aile Şurası Aile ve Yoksulluk Kararları, Ankara, T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, 2004
Yoksulluk I, II, III, İstanbul, Deniz Feneri Derneği Yayınları, 2003
Prof.Dr.Ayşe Buğra, Prof.Dr. Çağlar Keyder, Yeni Yoksulluk ve Türkiye’nin Değişen Refah Rejimi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı İçin Hazırlanan Proje Raporu
http://www.yoksulluklamucadele.org/
http://www.tuik.gov.tr/yoksullukanalizleri
http://www.yoksulluklamucadele.org/
http://www.tuik.gov.tr/yoksullukanalizleri
141 ST
(ST 3-11-139)