13 Aralık 2017 | 17:04
Buradasınız:  / TEBLİĞLER / Sağlıklı ve Güçlü Aileler İçin Aile Eğitimi ve STK’lar

Sağlıklı ve Güçlü Aileler İçin Aile Eğitimi ve STK’lar

Dr. Gülsen ATASEVEN*
Funda OZAN AKYOL*
GİRİŞ
1995 yılında kurulan GİKAP (Gökkuşağı İstanbul Kadın Kuruluşları Platformu), başta kadın ve aile olmak üzere farklı konu başlıklarında topluma hizmet veren gönüllü kadın kuruluşlarının oluşturduğu bir il platformudur.
GİKAP’ın 2008 yılı itibariyle 52 katılımcısı bulunmaktadır. GİKAP katılımcıları, aileye yönelik, eğitim, sağlık, hukuk, sosyal yardım vb. alanlarda ; proje veya etkinlik bazlı çalışmalar yürütmektedir. Bu kuruluşlar, farklı düzeylerde işbirliği yapmakta ve GİKAP’ın da katkısıyla proje ve etkinliklerin entegrasyon ve koordinasyonu sağlanmaktadır.
Bu tebliğ öncelikle GİKAP ve katılımcılarının olmak üzere STK’ların aile eğitimi alanındaki çalışmalarıyla ilgili görüş ve önerilerimizi içermektedir.
Toplumun en temel ve doğal sosyal birimi olan ailenin, güçlü ve sağlıklı olması, aynı şekilde toplumun da güçlü ve sağlıklı olmasını sağlayacaktır. Bireyler, toplum içinde, karı-koca, anne-baba, gelin-damat, ebeveyn-çocuk/genç vb. birçok rol üstlenmektedir. Sağlıklı ailelerden bahsedebilmemiz için üstlenilen bu rollerde, iletişim ve empati becerileri etkin olarak kullanılmalı; anlayış, saygı ve sevgi çerçevesinde hareket edilmelidir. Bu noktada hayat şartlarının zorluğu, modern yaşam ve popüler kültür unsurlarının mahremi kuşatması, çocukluktan itibaren bireylerin bilinçaltına yerleşen evlilik ve aile ile ilgili yanlış mesajlar, olumsuz etkenler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Özellikle son yıllarda, ülkemizde sosyal devlet politikaları çerçevesindeki uygulamaların birçoğu aile odaklı olarak yürütülmektedir. Devlet Bakanlıkları, Genel Müdürlükler, Sosyal Dayanışma Vakıfları, ailelere yönelik sağlık, eğitim, hukuk, ekonomi vb. alanlarda aile destek hizmeti üretmektedir. Kamu kurumlarınca yürütülen çalışmaların yanı sıra, STK’ların da bu alanda önemli bir fonksiyon icra ettiğinden söz etmek mümkündür. Resmi olarak kayıtlı 83.813 dernek ve vakıf ile binlerce yurttaş girişimi, toplumun farklı sorunlarına cevap vermek amacıyla çalışırken, faaliyetlerinin önemli bir bölümünde de aile ya da aile bireylerine odaklanmaktadır. Aileye yönelik eğitim faaliyetleri de STK’ların bu kapsamda yürüttüğü önemli çalışmalardandır.
STK’LARIN AİLE EĞİTİMİ KAPSAMINDAKİ ÇALIŞMALARI
TC Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nün 17–20 Aralık 1990 tarihinde düzenlediği I. Aile Şurası’nda, ‘Aile Eğitimleri’ şöyle tanımlanmıştır: “Aile kurumunun devamını, bireylerinin sağlıklı gelişimini, toplumun uyumlu, sorumlu üyesi olmalarını sağlamak amacıyla yapılan her tür ve düzeydeki eğitim sürecidir. ” Aile eğitimleri, koruyucu, önleyici ve geliştirici bir faaliyet biçimi olarak nitelendirilebilir. Aile eğitimi bireyin her yönüyle gelişmesinde, toplum değerlerinin sürekli kılınmasında ve gelecek nesillere beğenip benimseyip, geliştirecekleri yeni değerlerin oluşturulup, kazandırılmasında son derece etkili bir süreçtir.
Eş seçiminde aileler ve gençler, daha çok maddi beklentiler içinde olmakta, evlilik hazırlığı dendiğinde de maddi şartların olgunlaşması akla gelmektedir. Dolayısıyla evlilik öncesi bedenen ve ruhen yapılması gerekenler noktasında bireyler gerekli adımları atmamakta, böyle bir ihtiyacın farkında dahi olmamaktadırlar. STK’lar aile eğitimleri aracılığıyla bu eksikliğin fark edilmesini sağlamaktadır.
STK’lar aile eğitimi kapsamında farklı etkinlikler (seminer, panel, konferans vb.) düzenlemekte ve projeler yürütmektedir. Bu tebliğde ağırlıklı olarak aile eğitimine yönelik seminerler ele alınmıştır. Aile eğitimi seminerlerinin sayısında son yıllarda önemli bir artış gözlenmektedir. Bu artışı etkileyen iki önemli ve temel sebep bulunmaktadır:
Toplumsal sorunların çözümü noktasında ailenin önemli fonksiyonu fark edilmiş ve özellikle son dönemde ailelerde hızla artan çözülmeleri engelleyebilmek için bu konuda çalışma yürüten STK’ların sayısı artmıştır.
STK’lar son dönemde yapılan yasal düzenlemelerle önemli bir serbestlik elde etmiştir. Bu serbestlik seminer faaliyetlerinin organizasyonuna da yansımış ve sonuç olarak aile seminerlerinin sayısında önemli bir artışa sebep olmuştur.
Aile seminerlerine katılım profiline bakıldığında, kadınların ilgisinin erkeklere oranla daha yoğun olduğu açıkça görülmektedir. Bu durum kadınların STK etkinliklerine daha rahat zaman ayırabilmesi, ailelerine verdikleri önem ve yaşadıkları sorunlara çözüm bulma konusundaki azimleriyle yakından ilgilidir.
STK’lar farklı konularda aile seminerleri düzenleyebilmektedir. Bu programlardan bazı örnek başlıklar: Sağlık, cinsel eğitim, hukuk, afete hazırlık, annelik/babalık seminerleri, yeni doğan bakımı, ev ekonomisi, güzellik-bakım, dekorasyon, iletişim vb. STK’lar tarafından düzenlenen aile seminer programlarında hedef kitle, eş, eş adayı ve diğer aile fertleri olarak ele alınmaktadır.
Burada doğrudan aile eğitimi ile ilgili olmadığı halde ailenin birlik ve bütünlüğüne katkı sağlayan seminer programlarından da bahsetmek gerekir. Bazı eğitimler, “aile semineri” başlığı altında olmadığı halde dolaylı olarak aileye destek çalışması niteliği taşımaktadır. Kişisel gelişim, sorun çözme vb konu başlıklarını bu programlara örnek olarak verebiliriz.
AİLE EĞİTİMİNDE STANDARTLAR VE ETİK KURALLARIN BELİRLENMESİ
Sivil alanda gerçekleşen seminer programlarında bir standardizasyondan söz etmek mümkün değildir. STK’lar faaliyet gösterdikleri alanlarda kanunla yasaklanmamış konu başlıklarında seminer programları organize etmektedirler. Bu yasal serbestlik elbette ki kalite standartlarından ödün vermek anlamına gelmez. Ancak STK’ların organize ettiği eğitim seminerleri için kalite ölçütlerinin belirlenmesi ve yaygınlaştırılması konusunda yapılan çalışmalar yetersizdir.
Standart bir seminer programının oluşturularak ülkemiz genelinde uygulanması gibi bir talep bize göre fazlaca ütopik olacaktır. Ancak aile eğitimi konusunda bir kamu kurumu başkanlığında uzmanlar tarafından rehber kitaplar hazırlanabilir, tavsiye niteliği taşıyacak etik ve kalite standartları belirlenebilir. Bu noktada ASAGEM’in önemli bir fonksiyon icra edeceği düşüncesindeyiz.
AİLE EĞİTİM ÇALIŞMALARINDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR VE YAŞANAN GÜÇLÜKLER
Aileler, yukarıda da bahsedildiği gibi birliğini sağlıklı bir şekilde koruyabilmek için birçok sorunla baş etmek durumundadır. Birbirinden farklı birçok problemle karşılaşan aileler, destek hizmeti veren kurum ve kuruluşlardan yardım almaktadır. Aile eğitimi bunlardan yalnızca bir tanesidir. Aileye yönelik seminer çalışmaları, zor, karmaşık ve sonuçları hemen ölçülemeyen uzun vadeli toplumsal bir yatırım özelliği taşımaktadır.
Bireylerin, ailelerin ve bunların ihtiyaçlarının tek tip olduğundan söz etmek mümkün değildir. Yaşadıkları coğrafya, eğitim, gelir durumu, sağlık vb. birçok faktör, duyulan eğitim ihtiyacını etkileyecektir. Ayrıca bu seminerlerin hedef kitlesi, evlilik yaşına gelmiş bireyler, nişanlılar, evliler ve boşanmış aile bireyleri gibi birbirinden oldukça farklı gruplar olabilmektedir. Bu durum salt konu başlıklarını değil seminerin dilinden materyaline kadar uzanan bir dizi farklılığı da beraberinde getirecektir. Bu açıdan seminer çalışmalarının başarısını sağlamak için hedef kitlenin derinlemesine analizi yapılmalıdır.
Aile seminerlerinin içeriğinin ve dokümanlarının hazırlanması ile seminerlerin kim tarafından verileceği hususu son derece önemlidir. Maalesef her STK’nın maddi sorunlar nedeniyle bu çalışmayı yürütecek uzman kadro istihdamı yapması mümkün olmamaktadır. Bu durumda hem seminer içeriği hem de eğitici yetersiz kalabilmektedir. Bu noktada kurumlar arası işbirliğinin önemi devreye girmektedir. GİKAP katılımcılarının aile eğitimi çalışmalarındaki dayanışması önemli bir örnek niteliği taşımaktadır. Özellikle kadın meslek grupları (sağlıkçılar, hukukçular, psikologlar vb.) eğitim materyallerinin hazırlanması ve uzman konuşmacı talebinin karşılanmasında bir STK dayanışmasına imza atmaktadır.
Aile seminerlerine katılan bireylerin davranış ve beklentilerinde bir değişiklik yaşanmaktadır. Ancak, eşi, nişanlısı, anne, baba veya evladı aynı seminer programına katılmadığı takdirde ailenin bütününde hedeflenen değişim gerçekleşememektedir.
Aile eğitiminin önemi ve gerekliliği konusunda duyarlılık erkeklere oranla kadınlarda daha çok gözlenmektedir. Ancak yine de kadınların ilgisi dahi yeterli olmamaktadır.
Toplumsal yapımızda hala erken yaşta ya da çiftin rızası dışında evlilikler (berdel, taygeldi vb.) gerçekleşebilmektedir. Ayrıca akraba ve sosyal çevrenin müdahalesinin yoğun olduğu evliliklerden de söz etmek mümkündür. Bu durumda ailenin kuruluşundan başlayan yapısal sorun çok daha derin olabilmekte, aile seminerlerinin mevcut durumu değiştirme ihtimali oldukça zayıf olmaktadır.
SONUÇ VE ÖNERİLER
Aile destek hizmetleri arasında eğitim programları önemli bir yer arz eder. Aile eğitiminin geniş kitlelere ulaşması noktasında STK’lar oldukça etkin görev yapmaktadır. Ancak çözüm odaklı çalışmak için aile destek hizmetlerine bir bütün olarak bakıp, bu hizmetler arasında entegrasyon sağlamak gerekmektedir. Aşağıda, bize göre sağlıklı ve güçlü bir topluma ulaşmak için aile eğitimi çalışmalarında STK’ların ve kamunun birlikte yapması gerekenler özetlenmiştir:

  • Aile destek hizmeti üreten kurumların akredite olacağı entegre çalışma zeminine sahip “Aile Merkezleri”nin kurulması son derece önemlidir. Hâlihazırda çeşitli belediyelerde bu isimle hizmet veren birimler de revize edilerek sisteme dâhil edilmelidir. Aile Merkezleri aynı zamanda konu çerçevesinde ülkemizde yapılan farklı çalışmaların arşivlendiği bir Bilgi ve Belge Merkezi niteliğinde olacak ve bu alanda çalışan kurum ve kuruluşlar için yol gösterici özellik taşıyacaktır. Aile merkezlerinde resmi, özel kurumların ve aile destek hizmetleri üreten STK’ların entegrasyonunu sağlamak hedeflenmelidir. Böylece ailelere bütüncül bir anlayışla hizmet verilecektir.
  • Aile destek hizmeti üreten kurum ve kuruluşlar arasındaki iletişim ve işbirliğini sağlamlaştırmak amacıyla ASAGEM önemli çalışmalar yapmaktadır. Bu noktada V. Aile Şurası da etkili bir fonksiyon icra edecektir. Son derece önemli bu çalışmaların artarak devam etmesi gerekmektedir. ASAGEM de bu alanda öncü rol üstlenmelidir. Örneğin ASAGEM tarafından aile eğitimi konusunda farklı disiplinlerin işbirliği sağlanarak model projelerin hazırlanması ve STK’lar aracılığıyla yaygınlaştırılması, rehber kitap ve görsel materyal (film, web sitesi vb.) oluşturulması vb.
  • Modernleşme, kadının ekonomik hayata katılması, iletişim teknolojilerinin hayatımızı kolaylaştırması ve kuşatması, göç vb. birçok faktör dolayısıyla Türk aile yapısında önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Mevcut bu durumun sebep olduğu sorunlara uzmanlarca geliştirilen çözüm önerleri hedef kitlenin özelliklerine göre aile eğitim programlarına yansıtılmalıdır.
    Aile seminerlerine daha çok kadınlar katılmaktadır. Erkeklerin ilgisinin yetersizliği seminerlerin başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu noktada kampanyalar ve çeşitli çalışmalarla erkeklerin de ilgisi sağlanmalıdır.
    Örgün eğitim kurumlarının müfredatında aileyle ilgili konulara daha fazla yer verilmelidir. Eğitim kurumları erken eğitim sağlamanın yanı sıra özellikle erkek çocuklara ulaşmak için çok önemlidir.
  • Çocuk sahibi çiftlerin evlilikleri bittiğinde başta çocuklar olmak üzere aile bireylerinin daha az zarar görmesini sağlayacak seminerler geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gerekmektedir. Bu seminerlerin organizasyonunda Aile Mahkemeleri ile işbirliği yapılmalıdır.
  • Televizyonda özellikle gündüz kuşağında yayınlanan kadın programlarında, birçok aile, sağlık, hukuk, eğitim vb. alanlardaki problemlerine çözüm aramaktadır. Bu noktada önemli bir paydaş olarak karşımıza çıkan medyanın, aile konusunda bilinçli bir tavır sergilemesini sağlamak gerekmektedir. Kamudan veya STK’lardan uzman konuşmacıların medyada yer alması, paket halinde televizyon diline uyarlanmış aile eğitim programlarının yayınlanması işbirliği alanlarına örnek olarak gösterilebilir.
  • Küçük yaştan itibaren birçok kanaldan ve özellikle medyadan kadının cinselliği ve toplum içindeki rolü ile ilgili yanlış mesajlar alınmaktadır. Bu mesajlar aileyi ve evlilik kurumunu zedelemektedir. Bu noktada medya ve kamuoyuna yönelik çalışmalar yürütülmelidir.

Kaynakça

  • TC Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, I. Aile Şurası Raporlar, Görüşmeler, Kararlar, Ankara, 1990
  • Beylü Dikeçligil, Ahmet Çiğdem, Aile Yazıları 1-2-3-4 TC Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, Ankara, 1990
  • TC Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, III. Aile Şurası Tebliğleri, Ankara, 1998
  • TC Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Aile ve Toplum Dergisi, Nisan-Mayıs-Haziran 2007
  • Gökkuşağı İstanbul Kadın Kuruluşları Platformu Kurucusu ve Danışmanı
  • Gökkuşağı İstanbul Kadın Kuruluşları Platformu Genel Koordinatörü
    GİKAP katılımcısı 31 kuruluş aile eğitimi alanında, 12 kuruluş aile sağlığı alanında, 19 kuruluş aileye yönelik sosyal yardım alanında çalışmaktadır.
    Çeyiziniz Hazır mı?, EVTEM (Ev ve Evlilikte Temel Bilgiler Projesi), UYMA (Aileleri/Gençleri Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığından Koruma Projesi), Aile Okulu Projesi, GİKAP katılımcılarının aile eğitimi alanında yürüttüğü projelere örnek olarak gösterilebilir.
    TC Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, I. Aile Şurası Raporlar, Görüşmeler, Kararlar, Ankara, 1990, s-118
    Age, s118